Hepimiz "Kürt'üz" Dedirtmek İçin mi? / Banu AVAR

0
933

PKK’nın siyasi kolu BDP ve diğer etnik grupları CIA direktifinde ‘hareketlendirmek’ için kurduğu ‘Halkların Demokratik Kongresi’ oluşumu Atlantik ötesinden verilen emirle Karadeniz turuna karar verdi.
2009’da Habur, 2012’de Oslo ifşaası ve İmralı-Turları…
2013 hızlı başladı…
Ocak: Paris’de infaz edilen PKK’lıların cenazesinin Diyarbakır’dan kaldırılması!
Şubat: BDPKK’nın, Karadeniz çıkartması!
Washington’dan verilen yol haritasına göre ;
Türk milleti kimliksizleştirilecek, ‘Türk’ kavramı yok edilecek!..
Koltuk sahipleri çıkıp ‘Türk milliyetine ve Türk milletine’ küfür edecek.
Medya sabah akşam “Türk denen şey yalan(!), her şey yalan!” diyecek. Arada binlerce polis, asker şehit edilecek!
Bu arada her 4 kişiden biri işsizleşecek, işsizler tv yarışmalarında ödül kapmak için birbirini yiyecek!
Yarışmacılar eskaza gömleklerine Türk bayrağı iliştirirlerse, siyah bantla üstü örtülecek!
Bunlar sadece birkaç örnek!
Böylesi bir psikolojik savaş uygulanan başka bir millet yok…
Yazar çizeri sadece ‘Batı’nın türküsünü söyleyecek, milletine ‘koyun’ diyecek, en ulusalcısı bile bölücüleri milletine tercih edecek…
Bu kadar yalnız bırakılmış başka millet yok!..
Ve tüm bu ahval ve şeraitte NATO askerleri vatan toprağına çöreklenecek, milletin ordusu dağıtılıp tarumar edilecek, yabancı üs ve tesis sayısı 40’ı bulacak, koltuk sahipleri: “Ne var! Burası NATO toprağı!” diyecek…
Veeeeee tam o arada Amerikalı ajan, askeri istihbaratçı, psikolojik savaş erbabı, Samsun’da Adana’da, Trabzon’da, Sivas’da, İzmir’de, Eskişehir’de boy gösterecek.
Satın alınmış, sarartılmış, Soros çocuklarının sivil toplum örgütleri, gazeteleri, televizyonları, Kürt, Çerkez, Laz, ırkçılığı pompalayacak, “en iyi Türk ölü Türk” diyecek…
Ve, BDPKK; Karadeniz ‘barış’ turuna çıkacak!
Az zaman önce bir şehit daha veren Sinop’a gelecek, öğretmen evinden kafayı çıkarıp tepki gösteren şehit ailesi ve yakınlarına, “Ulan ne diyorsunuz o. çocukları, köpekler !”diye bağıracak.
Halk tahrik olunca, solcusu, sağcısı, halkı suçlayacak, yine ABD eliyle tezgahlanan Sivas katliamını hatırlatarak, ‘2. Sivas bu!’ diye bağıracak. Burada duralım!..
Sivas’ta olan ABD’nin, ‘sağ’ ‘dinci(!) ’ maskeli maşalarını sahneye sürerek katliam yaptırmasıydı. Buradaki taktik farklı. Burada maşalar ‘sol’ maskeli, oyunları ‘mağduru’ oynayarak, saldırtmak’! Kışkırtmak ve yol almak!
Biri sayfaya yazmış: “Hakkari’ de, Şırnak’ta, Diyarbakır’ da bölücüler sokağa inince demokrasi(!) Samsun’da Sinop’ta Türkoğlu eline bayrağı alınca provokasyon!..”
‘Barış’ havarileri, önce Karadeniz ‘de ardından Akdeniz, Ege, Trakya’da ‘kardeşlerini kucaklayacaklarmış’! Yerel dertleri dinleyip, muhalefetin sesi olacaklarmış… ‘Türk’ olmayan tüm unsurları biraraya toplayacaklarmış…
İmralı’da yatan bebek katilini önce ev hapsine sonra meclise götürecek yolun taşlarını koyacaklarmış!
Bu, BDP’nin ‘Türkiye partisi’ olma turu… Karadeniz bu oyunu kustu…
Halkın sesi olduğu iddiasında olan bazı kesimler, mide bulandırıcı bu oyunu görenlere ‘ırkçı’ ‘faşist’ yakıştırması yaptılar… Bu doğal… Emperyalizmin ‘bölme – çarpma’ planına karşı gelen herkes ‘ırkçı ve faşist’ olmakla suçlanacak, gerçek ırkçı ve faşistler arada işlerine bakacak!
‘Ulusal ses’ olduğu iddiasını taşıyan bir kesim tüm olanları görmezden gelecek!..
Milliyetçi maskeli birileri ‘Bırakın ABD maşaları rahat iş görsün, siz evinizde oturun!’ diyecek.
Şehit aileleri, esnaf, öğretmen, işçi, mahalle bakkalı, gençler, yaşlılar, örgütsüz HALK bunlardan uzaktı. Bayrağını kaptı, cellâdının maşaları kapıdan pencereden küfür sallarken, sadece ‘git evimden’ diyerek bayrağını salladı.
Süreç bir turnusol kağıdı! Herkes saflarını belli ediyor, milletten yana mısın, başka milletlerden yana mı?
Ayrışma son derece hızla ilerliyor. Bu milletin etnik kökenlere göre ayrışması değildir! ABD’nin ağzının suyu akarak beklediği, Kürt – Türk ayrışması da değildir. BDPKK, Kürtleri temsil edemez, etmemektedir!.. Sinop’ta da Samsun’da da Kürt kökenli, Çerkez kökenli bir çok vatandaş bu kışkırtma turunu protesto etmişlerdir!
Şimdi Akdeniz, Ege, Trakya turları yaparak, nabız yoklayacaklardır.
Bu turlarda Allah muhafaza kışkırtmaya gelen olur ya da provokasyon zamanı olduğunu düşünen birileri çıkar, istenmeyen durumlar yaratırsa, istedikleri ‘iklim’i yakalamış olacaklardır.
O iklim Ermeni ‘açılımı’na bahane hazırlamıştı! Hırant Dink’i kendi elleriyle katlederek Ermeni ‘açılımı’nı sağlamışlardı. O ‘iklim’le ‘Türk’, ‘katil’ ilan edilmiş, ‘Hepimiz Ermeni’ olmuştuk…
Belki de Washington’daki toplum mühendisleri, ‘Hepimiz Kürdüz!’ sloganını hazırlayacak benzer bir operasyon için yol haritası çizmişlerdir.
Sonuç olarak, şimdilik Karadeniz sağ duyuyla oyunu tersine çevirmiştir. Yurdun her yanında bu sağduyu bu akıl önplânda olacaktır. Bu millet bu oyunları tersine çevirecek güçtedir ve bu süreç tüm unsurlarıyla bu milleti tek yumruk yapacaktır. Millî olanlar ve gayrı millî tüm açıklığıyla ortaya çıkacaktır.
Banu AVAR, 19 Şubat 2013
[email protected]

Önceki İçerikVatikan Yeni Papayla Yeni Bir Haçlı Savaşına Girişecek! / Banu AVAR
Sonraki İçerikTürkiye'ye Biçilen Kefen! / Banu AVAR
2009’da Avrasya TV'de DÜNYA DÜZENİ adlı haber programını yaptı. 2004-2008 arasında TRT'de ‘SINIRLAR ARASINDA’ Haber Belgesel Programının yapımcısıydı. Londra City University televizyon bölümünde yüksek lisans yapan ve BBC TV Belgesel kurslarını bitiren Banu Avar BBC Türkçe bölümünde yapımcı ve sunucu olarak çalışmış, TRT’nin Londra muhabirliğini üstlenmiş; Günaydın, Vatan, Dünya, Politika gibi gazetelerde muhabir olarak çalışmış ve birçok dizi yazıya imza atmıştır. TRT 1 ve TRT 2’de yapımcılığını, yönetmenliğini ve sunuculuğunu üstlendiği "Mozaik" ve "Kaleideskop" programları yayınlanmıştır. "32. Gün" programının ilk yıllarında programın Londra muhabirliğini yapmış ve Kıbrıs, Demirkırat gibi belgesellerde yapımcı, araştırmacı olarak görev almıştır. BEN SEZAR (‘I, Ceasar’), KIRIM SAVAŞI (‘Crimean War’), BÜYÜK OYUN ‘The Great Game’ ve TRUVA ‘Troy’ gibi BBC ve Discovery Channel belgesellerinin künyesinde Türkiye prodüktörü olarak yer almıştır. 1999’da TV8’in belgesel bölümünü kurmuş, 2004’e kadar 30’dan fazla belgesele imza atmıştır. 2004 yılında -Attila İlhan ve Erol Manisalı ile birlikte- işine son verilmiştir. Denizciler, Bir Zamanlar Kıbrıs’da, Artık BİZ DE varız!, Devlerin Savaş Alanı Afganistan, Türkiye Sevdalıları gibi belgesellerden OHRİ, GÜZEL OHRİ Makedonca’ya çevrilmiş ve Makedon Ulusal TV Kanalında bir çok kez gösterime girmiştir; Rıza oğlu Haydar ALİYEV belgeseli ise Azerbaycan Devlet Kanalında defalarca yayınlanmıştır. 2004 yılında yapımına başladığı; Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu, Orta Asya, Çin, Hindistan, Güney Amerika ve Avrupa’dan dosyalarla 82 ülkeden konuların yer aldığı Sınırlar Arasında belgeseli 2008 mayıs ayında ABD, İsrail, Gürcistan, İsveç Büyükelçilerinin şikayetleri sonucu yayından kaldırıldı.. Bu gerekçe TRT üst yönetimi tarafından beyan edilmiştir! Avar daha sonra, 2009 Şubat - Haziran arasında AVRASYA TV (ART)'de "DÜNYA DÜZENİ" adlı haber programını yaptı. Banu Avar, 2004-2008 yılları arasında 40'dan fazla kurumdan çeşitli ödüller ve plaketler almıştır. 8 kitabı bulunmaktadır: Sınırlar Arasında (2006) Avrasyalı Olmak (2007) Hangi Avrupa (2007) ‘Böl ve Yut!’ (2008) Hangi Dünya Düzeni (2009) Kaçın Demokrasi Geliyor (2010) Gün O Gündür (2012) Zemberek (2016)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz