Ana Sayfa Banu Avar'la Yorum - Podcast #113-23 Nisan KUTLU OLSUN! / Çocuklar İçin Örgütlenelim!

#113-23 Nisan KUTLU OLSUN! / Çocuklar İçin Örgütlenelim!

0
114

23 Nisan 1920’de bu topraklarda milletin meclisi iş başı yaptı! 600 yıllık padişahlık rejimine son verildi.

Milletin iradesi millete devredildi.

O günlerde Türk milleti iki balyoz arasında kalmıştı. Bir yanda Saray, diğer yanda emperyalist devletler! Mustafa Kemal Paşa bu iki kıskacı da parçalayıp attı.

Aradan bir asır geçti ve soruyoruz: Millet İRADESİ’nden söz edebilir miyiz? Milli egemenliğimiz ellerimizde mi? Yoksa bir kukla tiyatrosunun seyircilerine mi dönüştük? 100 yıl sonra yine Saray ve emperyalist devletlerin, Epstein çetelerinin kıskacı arasında mı ezilmekteyiz?

Dünyaya sapık şeytani çeteler hâkim. Çocuklar başta olmak üzere tüm insanlığın kurban edildiği bir süreçten geçiyoruz. Böyle bir dönemde, 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı ne kadar anlamlı!

Mustafa Kemal Paşa, 23 Nisana Çocuk Bayramı adını koyarken şöyle demişti: “Osmanlı İmparatorluğu, 600 yıl bu milletin kaderine hâkim olmuştur. Bugün açtığımız meclis, onun yanında çocuk kalır. Onun için bugünün adına çocuk bayramı diyelim. Bu çocuk büyüsün, kendi zaferini kendisi ilan etsin!”

İşte bu genç Cumhuriyet, ilk iş çocukları koruma altına almıştı:

İlk iş, çocukların maden ocaklarında çalışması yasaklandı. Şehit çocuklarını korumak için Himaye-i Etfal Cemiyeti açıldı. Babam Mehmet Bahattin Avar, o yıllarda Himaye-i Etfal Cemiyeti’nde bir neferdi. Ankara’da çocuk bahçelerini kazma kürekle inşa ediyor, çocuklara beden eğitimi veriyor, oyun alanları oluşturuyordu. Oyun sahalarından, koşu parkurlarından atlıkarıncalara kadar, kendi elleriyle yaptığı birçok çocuk parkı vardı. Cumhuriyetin bir mottosu da “ÖNCE ÇOCUK” idi. Önce çocuklar korunmalı, eğitilmeli, yeşertilmeliydi.

Çocuk korunmazsa vatan korunamazdı!

Bugün geldiğimiz noktada, düşmanın ilk hedefi çocuklar ve kadınlardır. Bu sinsi bir savaştır. Toplumun bir kesimi yabancı kolejlerin yaydığı Batı özentisi rüzgârların önünde savrulmaktadır. Diğer yarısı İslami kullanan vakıflar, dernekler, okulların yozlaşmış düzeneğinde kaybolmaktadır.

Bugün Türkiye’de çocuklarımız iki zıt zehirli kutbun etkisi altında ezilmektedir. Emperyalizm, çocuklarımızın geleceğine, ruhlarına ve bedenlerine göz dikmiştir. Bu işgalci zihniyet; dün Çanakkale’de, Dumlupınar’da karşımızdaydı; bugün Gazze’de, Lübnan’da, İran’da katliam yapmakta ve bu çocuk avcısı çete sosyal ağlarla okullarımıza, sokaklarımıza, evimizin içine sızmakta…

Bir tarafta ümidini ve Cumhuriyetin geleceğini çocuklara, gençlere bağlayan; onlara dünyada eşi benzeri olmayan bir bayram armağan eden Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk… Diğer tarafta çocukları metalaştıran, onları küresel emperyalist bir paylaşım savaşının kurbanı yapan işgalci çete!

Bu millet zor zamanlarda mucizevî çözümler bulan bir millet olarak tarihe geçmiştir. Bu dönem öyle bir dönem ki bu tüm dünya kötünün sarmalında… Ekonomi de ahlak da dibe vurunca tek seçenek kalır: yukarı çıkmak! Öncelik çocuklarımızı korumak olmalıdır. Bu çerçevede yapılacak her örgütlenme büyük bir toplanmanın ön adımı olacaktır.

23 NİSAN EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!

Banu AVAR, 23 Nisan 2026

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz