SAHTE 1 MAYIS!

0
1114

SAHTE 1 MAYIS!
‘Demokrasi Projesi’ emperyalizmin en önemli projelerinden biriydi… Amacı, hedef ülkelerde Sicvil Toplum Örgütlerini kullanarak, ‘demokrasi’ ‘Özgürlük’ ‘İnsan hakları’ diyerek toplumları bölmek, emperyalizm maşalarının özgürce hareketini sağlamak, bölücü unsurları GERÇEK MUHALEFET’in yerine geçirmekti.. Toplum, kendini ÖZGÜR zanneden KÖLELERDEN oluşacak; küresel güç odakları tankla topla değil, muhalifmiş GİBİ görünen STK’lar, (Sendikalar, partiler, Eğitim kurumları) MEDYA, vasıtasıyla toplumu yavaşça dönüştüreceklerdi…
Hedef ülkelerin zayıf noktaları tespit edildi.. Türkiye için bunlar, ‘Kürt-Türk, Alevi- Sünni, laik- müslüman’ çelişkisiydi… 17 Avrupa ülkesinde yüzlerce üst düzey yöneticiyle yaptığım ropörtajlarda bu açıkça yüzüme söylenmişti… Kaşıyacakları konular içinde bunlar öncelikliydi…
İşte iktidar ve sözüm ona muhalefet dış odakların rehberliğinde toplumu bölme ve çarpma işlemini gözümüzün önünde gerçekleştiryorlar…
Yeni Anayasa, ya da Yargı Sistemi, ya da Eğitim reformu ya da Cumhurbaşkanlığı seçimi vs vs
Ve 1 MAYIS!
Hepsinde uygulanan yöntem aynı…
Varolan sistem medya vasıtasıyla masaya yatırılır.. herkes şikayetçidir. O halde şikayet edilen şey DEĞİŞECEKTİR! Yeni bir Anayasa gelecek ve bir öncekine RAHMET okutacaktır…
YÖK kaldırılacak yerine eğitimin başına DÜNYA BANKASI oturtulacaktır..
Sendikalar artık 1 mayıs’ta meydanlara çıkacaktır! 1 Mayıs’ta Taksim Sendikalara açılacaktır! Ne şartla?
Alanın Kürtçü propagandaya teslim edilmesi şartıyla..
Alanda (ne demekse) ‘Anti Kapitalist müslüman’ adı altında birilerinin de , lezbien ve gay’lerin de PKKnın da yürümesi ve aslında tüm alanı işgal etmesi şartıyla..
Muhalefet deyince akla BÖLÜCÜLERİN gelmesi şartıyla! Sol deyince PKK’nın anlaşılması, Kürtçe konuşulması, Kürt sendikacılığı olması şartıyla!
Yugoslavya’da bunların hepsi yaşanmıştı… Etnik sendikacılık ve gerçek muhalefetin bastırılmasıyla ortaya çıkan tüm emperyalist maşalar görevlerini en iyi şekilde yaptılar.. Soros’un İvan Maroviç’i o kadar başarılı oldu ki diğer ülkelere SAHTE MUHALEFET konusunda know-how satan adam oldu.. Mısır’dan Amerika’ya kadar birçok ülkede ‘gerçek muhalefet nasıl yokedilip yerine sahtesi konur’ konusunda dersler verdi, çalıştaylar düzenledi, para dağıtımını organize etti…
Gözümüz Aydın! Artık 1 Mayıs Kürtçülük Bayramı!
1977’de Kazancı Yokuşundan kendimi otele atarak ölümden son anda kurtulmuştum… O zaman meydanlar vatansever, Atatürkçü, ve her cenahtan işçi emekçi genç yaşlı ile doluydu!
Bugün kürsü sahte muhalefetin işgali altında. Meydan CHP- BDP –PKK hakimiyetinde! Türk bayrağı neredeyse yasaklı! Gelinen nokta bu..
Hatırlayın Profesör Michel Choussodovski yazmıştı:
‘Çağımız kapitalizminde ‘demokrasi’ hayali hakim unsur olarak ortaya atılır. Yerleşik toplumsal düzeni tehdit etmediği sürece muhalefet’e İZİN VERİLİR! Bu şekilde bir muhalefet egemen elitlerin çıkarınadır. Amaçları açıktır: Varolan MUHALEFET bastırılmamalı AMA sınırları belirlenmeli, şekillendirilmeli ve bir kalıba sokulmalıdır.’
Demişti ki, GERÇEK MUHALEFETİN, sistem tarafından paramparça edilen işçilerin köylülerin, öğretmenlerin, doktorların, öğrencilerin sesinin duyulmaması için SAHTE MUHALEFET örgütlenmeli ve iktidar değil sahtesi gerçeği boğmalıdır! Bu kapitalist sistem için Emniyet Sübabıdır!
Bu nasıl yapılır?
Demokrasi projesinde, Sivil Toplum Önderleri, güç odaklarıyla bir şekilde ‘temas’ ederler.. ‘taviz’ ortamları hazırlanır! ‘Enternasyonalist’ söylem öne çıkarılır.. ‘Dünya işçileri’ ‘Dünya gençliği’ ile elele olmaktan sözedilir.. Globalizm Küreselleşme yani emperyalizm ‘arkadan’ dolaşarak, amaca gidecektir..
Ulus devletler yokedilmelidir.. O zaman ULUS bilinci de özellikle muhalif cepheden silinmelidir.. herkes ‘uluslararası’ demelidir..
Kendini muhalif hissedecek ama aynı zamanda iktidara ve hem de onun emperyal ağababalarına hizmet edecektir!
Sistemin ağından kaçmış olan dindarlar da birileri tarafından ‘ağın’ içine alınacak, kendilerini muhalif hissederek aynı odağa köle olacaktır…
Belli bir etnik grup ya da mezhep, emperyalistlerin ağının içine dahil edilecek kendini muhalif zannederken onların amacına hizmet edecektir..
Efsanevi TAKSİM meydanı artık 1 Mayıs için müsaittir! Ama orada ne Türk bayrağına ne Atatürk’e izin vardır.. Anıt bile zarar görmesin diye kapatılmıştır.. Emperyalizmin sesinin yükseldiği kürsüler ve türküler sahte muhalefetin bayrağını yükseltecektir.. Sol deyince akla BDP ve PKK gelecektir.. Bu durum, şehitlerle bağrı yanık toplumda kini yükseltecektir! Şubatta Hocalı mitinginde olduğu gibi milliyetçi çoğunluğun katıldığı mitingde kürsü Türk bile demekten imtina edenlerin eline geçecektir.. İslamı yozlaştıran gruplar islamı temsil etme gafletine düşecektir..
Emperyalizm her muhalif cepheye sızıp, kendi sahte solunu, Türkçüsünü, dincisini devreye sokacaktır!
Ama unutulmasın, oyun bir yere kadardır.. Sonra İNTİBAH (uyanış) başlar!
Banu Avar
[email protected]

Önceki İçerikSahte 1 Mayıs / Banu AVAR
Sonraki İçerik‘Banu AVAR’A Protesto Şoku’ Başlığı Atan Zevata Cevaptır! / Banu AVAR
2009’da Avrasya TV'de DÜNYA DÜZENİ adlı haber programını yaptı. 2004-2008 arasında TRT'de ‘SINIRLAR ARASINDA’ Haber Belgesel Programının yapımcısıydı. Londra City University televizyon bölümünde yüksek lisans yapan ve BBC TV Belgesel kurslarını bitiren Banu Avar BBC Türkçe bölümünde yapımcı ve sunucu olarak çalışmış, TRT’nin Londra muhabirliğini üstlenmiş; Günaydın, Vatan, Dünya, Politika gibi gazetelerde muhabir olarak çalışmış ve birçok dizi yazıya imza atmıştır. TRT 1 ve TRT 2’de yapımcılığını, yönetmenliğini ve sunuculuğunu üstlendiği "Mozaik" ve "Kaleideskop" programları yayınlanmıştır. "32. Gün" programının ilk yıllarında programın Londra muhabirliğini yapmış ve Kıbrıs, Demirkırat gibi belgesellerde yapımcı, araştırmacı olarak görev almıştır. BEN SEZAR (‘I, Ceasar’), KIRIM SAVAŞI (‘Crimean War’), BÜYÜK OYUN ‘The Great Game’ ve TRUVA ‘Troy’ gibi BBC ve Discovery Channel belgesellerinin künyesinde Türkiye prodüktörü olarak yer almıştır. 1999’da TV8’in belgesel bölümünü kurmuş, 2004’e kadar 30’dan fazla belgesele imza atmıştır. 2004 yılında -Attila İlhan ve Erol Manisalı ile birlikte- işine son verilmiştir. Denizciler, Bir Zamanlar Kıbrıs’da, Artık BİZ DE varız!, Devlerin Savaş Alanı Afganistan, Türkiye Sevdalıları gibi belgesellerden OHRİ, GÜZEL OHRİ Makedonca’ya çevrilmiş ve Makedon Ulusal TV Kanalında bir çok kez gösterime girmiştir; Rıza oğlu Haydar ALİYEV belgeseli ise Azerbaycan Devlet Kanalında defalarca yayınlanmıştır. 2004 yılında yapımına başladığı; Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu, Orta Asya, Çin, Hindistan, Güney Amerika ve Avrupa’dan dosyalarla 82 ülkeden konuların yer aldığı Sınırlar Arasında belgeseli 2008 mayıs ayında ABD, İsrail, Gürcistan, İsveç Büyükelçilerinin şikayetleri sonucu yayından kaldırıldı.. Bu gerekçe TRT üst yönetimi tarafından beyan edilmiştir! Avar daha sonra, 2009 Şubat - Haziran arasında AVRASYA TV (ART)'de "DÜNYA DÜZENİ" adlı haber programını yaptı. Banu Avar, 2004-2008 yılları arasında 40'dan fazla kurumdan çeşitli ödüller ve plaketler almıştır. 8 kitabı bulunmaktadır: Sınırlar Arasında (2006) Avrasyalı Olmak (2007) Hangi Avrupa (2007) ‘Böl ve Yut!’ (2008) Hangi Dünya Düzeni (2009) Kaçın Demokrasi Geliyor (2010) Gün O Gündür (2012) Zemberek (2016)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz