Mısır'da ve Dünyada 'Dönüşümün Başlangıcı' / Banu AVAR

0
1011

Lampedusa ‘Hiçbir şeyin değişmemesi için bir şeylerin değişmesi lazım!’ demiş.
Obama, ekranlarda ‘Mısır’da demokrasiye dönüşün başlangıcı’ndan sözediyor. ‘Mısır ordusu demokrasiye güvenli geçişi sağlayacak!’ diyor. Mısır halkı Tahrir meydanında tarihe geçecek bir adım attı. ABD’nin has adamı Mübarek gitti. Peki ya şimdi?
ABD’li neoconlar, yıllardır besledikleri ordunun en tepedekilerine bir ‘darbe’ yaptırdı, kaçan fırsatı yakalamaya çalışıyor. CIA’nin favorisi Ömer Süleyman çoktan gölgede kaldı bile. ABD istihbaratının en tepe ismi Clapper ‘durumu kontrolde tutamamakla’ suçlanıyor.
Bu arada İsviçre, Mübarek ve ailesinin milyarlarca dolarını dondurduğunu açıklıyor…
Uluslararası finans uzmanı Mete Akıncı durumun mealini şöyle açıklıyor:
‘Mısır’da belirleyici olacak güçlerden birisi Rothschild’in adamı El Baradey. Baradey başkan olmazsa, Mübarek’in götürüp İsviçre bankalarına koyduğu milyarlarca dolara el konacak! Mısır’da istikrarın anahtarı için El Baradey dayatılacak.’
CFR’nin adamı, 12 yıl sonra adım attığı ülkesinde Baradey, Avrupa medyasına ‘hayatımın en güzel günü!’ diyor.’Güzel bir iktidar değişimi beklediğini’ açıklıyor!
Küresel paylaşım savaşı!
Tüm bunlar küresel sermayenin güç çatışması görülmezse anlaşılmaz oluyor. Neocon-Rockefeller takımıyla, demokrat parti -Rothshield ekibinin içiçe geçmiş gırtlaklaşması, mali çöküntü içindeki ABD ile paraya hakim Londra-Oslo’nun Rothshield tefecileri…
Bugün dünya büyük bir güç savaşının tünelinden geçiyor.
Mısır’ı ya da Türkiye’yi ya da Ortadoğu’daki gelişmeleri anlamak için bu güç kavgasını anlamak gerek.
Küresel sermaye içindeki güç kavgası doğal olarak, ABD’nin gerek maddi gerekse siyasi olarak çöktüğü bir döneme denk geldi. Ve nasıl geçen yüzyıl ortalarında güç odağı İngiltere’den ABD’ye evrildiyse, 21. yüzyılın başı da tam tersi yönde bir eksen değişimine şahit oluyor.
Londra –Oslo merkezli Rothshield sermayesi, çökerttiği ABD sermayesinden karlı sonuçlar elde edecek gibi görünüyor… Bugünlerde İrlanda -İzlanda hattından, Mısır-Sudan hattına vahşi bir kavga sürüyor.
CFR uzmanı ve ‘tarz’ değişikliği
Bu çerçevede Mısır ve Kuzey Afrika, Ortadoğu’daki güç savaşlarına ilginç bir yorum,
CFR Dış ilişkiler Konseyi’nin yayın organı Foreign Affairs’de yeraldı. Steven Cook, CFR Ortadoğu ve Türkiye uzmanı.. İki küresel gruptan Soros tayfasına yakın olanı. 2 Şubat’ta yazdıgı analizde Mübarek’in koltuğundan ineceğini müjdeliyor ve Mısır’da rejimin değil ‘tarz’ın değişmesi gerekliliğine değiniyor.
Yazısı, Mısır’a ‘demokrasi’ getirenler ve kontrolü kaybedenler hakkında önemli ipuçları veriyor.
‘Washington ile Kahire arasındaki stratejik ilişki Mübarek’in gidişiyle bitti mi? Obama yönetimi şimdi Kahire’deki değişimi etkilemek için farklı hareket etmeli!’
Mübarek’in ABD ve İsrail’in has adamı olarak, çevresindeki Ordu-Polis-Oligarşi çemberiyle halkı 30 yıl boyunca perişan ettiğini, ipleri Washinton’da olan kukla bir diktatörün, kubura süpürülmeden önce yıllarca efendilerine sadakatle hizmet ettiğini yazıyor.. Ama artık ‘değişim zamanı geldi’ diyor…
‘Mübarek, Süveyş kanalını batının hizmetine açtı. İslami muhalefeti ezdi geçti.İsrail’le çok iyi geçindi. Bunların karşılığında ABD yönetimleri tarafından milyarlarca dolarla ödüllendirildi. ABD’nin Mısır’a ‘desteği’ altyapıyı, teknolojiyi, belli alanlarda gelişmeyi sağlarken Mısır’ın milli değerlerini alaşağı ediyordu. Mısır’ın tüm kurumlarına, eğitimine, bakanlıklara yuvalanmış olan USAID memurları varken Mübarek Mısır halkının onur ve gururunu nasıl ayakta tutabilirdi ki!’
30 yıldır, Mısır, İsrail ve ABD’nin Ortadoğu’daki bekçisiydi. Mısır’ın pasif duruşunun garantilenmesi sonucu, İsrail, Batı Şeria ve Gazze’yi kan gölüne çevirebiliyor, 2 kez Lübnan’ı işgal etmeye kalkıyor, Kudüs’ü başkent ilan ediyor, Irak ve Suriye’yi bombalıyordu.
Mübarek bunun karşıluğını, ‘dünya imparatorunun’ bölgedeki ortağı ve milyarlarca dolar yardımla alıyordu.
‘Hem Washinton’un hem halkın adamı olamazsın!’
CFR uzmanı Steven Cook bu sürecin sonunda, Mısır halkıyla Mübarek çetesi arasındaki devasa uçuruma değiniyor ve şöyle devam ediyor:
‘Mübarek, uzlaşmaz iki durumla karşı karşıya kaldı: Ya Washington’un adamı olacaktı ya da halkın! Bu iki seçeneğin aynı anda birarada olması imkansızdı! O Washington’un adamı olmayı seçti ve halkı baskı ve yalanla yıllarca oyaladı.’
Yazısının sonunda ‘Şimdi’ diyor, ‘ABD yönetimi , Mısır ve diğer Arap ülkelerinde ortaya çıkabilecek ani patlamalarla nasıl başa çıkacaklarını tartışıyor.’
Amerikalı şahinlerin uygulamalarının başarı getirmediğini, İngiliz tarzı bir demokrasi ithalatının gereğini, Avrupa geleneğindeki küresel gücün ‘yumuşak fetih’ operasyonlarının çok daha etkili olacağını savunuyor. Halkların ‘patlamadan süründürülmesi’ için nasıl bir ‘demokrasi’ uygulanmalı, sorusunu gündeme getiriyor.
Esas olan içten kuşatma!
Steven Cook, ‘Yumuşak güç/Akıllı güç’ kavramı, yeni muhafazakar (neocon) şahinlerin saldırgan politikalarının yerini almalı görüşünü yeniden tartışıyor…
Bu 2 küresel güc odağının dünyayı işgal planlarındaki FARK’ı da vurguluyor.
Mısır’da bugün ortaya çıkan tabloda, Ortadoğulu halkları küçümseyen muhafazakar Amerikan bakışının suçu olduğunu söylüyor. Bu bakışın yeni dünya düzenine uymadığını anlatıyor.
Amerika’nın Ortadoğu’da arka bahçesini kaybetmenin eşiğine getiren süreç, halkları ve bölge tarihini yeterince dikkatle analiz edemediğine değiniyor.. Mısır’da 1919daki Milli devrim’i, 1952’deki Hür subaylar darbesini, 1968 ve 72’deki öğrenci hareketlerini, 1980’lerdeki Enver Sedat’a karşı muhalefeti hatırlatıyor.
İşte bu noktada İngiliz geleneğini sürdüren küresel odaklar çok daha başarılı adımlar atmaktalar. Soros bunlara bir örnek!
Obama’nın Mısır’da ‘demokrasiye anlamlı geçiş’ konusunun önemle üstünde durulması gereğine değiniyor.
http://www.foreignaffairs.com/articles/67347/steven-a-cook/the-us-egyptian-breakup?page=show
Anlamlı geçiş için işaret edilen isim Rothshields/Soros favorisi CFR’ci El Baradey…
Yanında Mısır halkının sokağa dökülmesinde facebook kolaylığını kullanmış Google pazarlama müdürü Vail Gonim.. Otporcu 6 nisancılar ve batılı STK’lar…
Ve Frank Wisner’in hukuk bürolarının idare ettiği bir finans dünyası…Rothshield/Soros merkezli sermaye çoktan Mısır’ın göbeğinde… Siz bakmayın Tantavi ve Yüksek Ordu Konseyi’ne verilen iktidara…Onlar anlamlı geçiş öncesi ‘açılımlar’…
Kurtlar Sofrasında Mısır! SİSTEM aynı kalacak.. Aktörler ve ‘TARZ’ farklılaşacak…
Mısır halkı bağrından çıkardığı bir lider çevresinde örgütlenmeden ve gerçek düşmanı/düşmanları tespit etmeden ne yazık ki kurtuluşa varamayacak…

Banu AVAR, 12 Şubat 2011
Önceki İçerikAmerikan Şahinleri Mısır Ordusuna 'DARBE' Emri Verdi! / Banu AVAR
Sonraki İçerikBanu AVAR'dan BİRLİK Çağrısı
2009’da Avrasya TV'de DÜNYA DÜZENİ adlı haber programını yaptı. 2004-2008 arasında TRT'de ‘SINIRLAR ARASINDA’ Haber Belgesel Programının yapımcısıydı. Londra City University televizyon bölümünde yüksek lisans yapan ve BBC TV Belgesel kurslarını bitiren Banu Avar BBC Türkçe bölümünde yapımcı ve sunucu olarak çalışmış, TRT’nin Londra muhabirliğini üstlenmiş; Günaydın, Vatan, Dünya, Politika gibi gazetelerde muhabir olarak çalışmış ve birçok dizi yazıya imza atmıştır. TRT 1 ve TRT 2’de yapımcılığını, yönetmenliğini ve sunuculuğunu üstlendiği "Mozaik" ve "Kaleideskop" programları yayınlanmıştır. "32. Gün" programının ilk yıllarında programın Londra muhabirliğini yapmış ve Kıbrıs, Demirkırat gibi belgesellerde yapımcı, araştırmacı olarak görev almıştır. BEN SEZAR (‘I, Ceasar’), KIRIM SAVAŞI (‘Crimean War’), BÜYÜK OYUN ‘The Great Game’ ve TRUVA ‘Troy’ gibi BBC ve Discovery Channel belgesellerinin künyesinde Türkiye prodüktörü olarak yer almıştır. 1999’da TV8’in belgesel bölümünü kurmuş, 2004’e kadar 30’dan fazla belgesele imza atmıştır. 2004 yılında -Attila İlhan ve Erol Manisalı ile birlikte- işine son verilmiştir. Denizciler, Bir Zamanlar Kıbrıs’da, Artık BİZ DE varız!, Devlerin Savaş Alanı Afganistan, Türkiye Sevdalıları gibi belgesellerden OHRİ, GÜZEL OHRİ Makedonca’ya çevrilmiş ve Makedon Ulusal TV Kanalında bir çok kez gösterime girmiştir; Rıza oğlu Haydar ALİYEV belgeseli ise Azerbaycan Devlet Kanalında defalarca yayınlanmıştır. 2004 yılında yapımına başladığı; Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu, Orta Asya, Çin, Hindistan, Güney Amerika ve Avrupa’dan dosyalarla 82 ülkeden konuların yer aldığı Sınırlar Arasında belgeseli 2008 mayıs ayında ABD, İsrail, Gürcistan, İsveç Büyükelçilerinin şikayetleri sonucu yayından kaldırıldı.. Bu gerekçe TRT üst yönetimi tarafından beyan edilmiştir! Avar daha sonra, 2009 Şubat - Haziran arasında AVRASYA TV (ART)'de "DÜNYA DÜZENİ" adlı haber programını yaptı. Banu Avar, 2004-2008 yılları arasında 40'dan fazla kurumdan çeşitli ödüller ve plaketler almıştır. 8 kitabı bulunmaktadır: Sınırlar Arasında (2006) Avrasyalı Olmak (2007) Hangi Avrupa (2007) ‘Böl ve Yut!’ (2008) Hangi Dünya Düzeni (2009) Kaçın Demokrasi Geliyor (2010) Gün O Gündür (2012) Zemberek (2016)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz