Küresel Dinazorlar ve Televizyon Makinası / Banu AVAR

0
1353

Küresel çete hedefine varmak için MEDYA’yı kullanır… O nedenle birincil görevimiz izlediğiniz her şeyi sorgulamaktır. Önümüze konan haberin altına bakmaktır. Gizli mesajların aslını aramaktır…
Televizyon ve gazetelerdeki tüm haberleri, belgeselleri, tarih konuşmalarını, tartışma programlarını, dizi filmleri, çocuk, gençlik ve kadın programlarını, yarışmaları, dikkatle süzgeçten geçirmeliyiz.
Nasıl bir tecavüzle karşı karşıya olduğumuzu anlamak ve anlatmak, gerçekleri örten perdeyi yırtmak ilk görevimiz olmalı…
Joseph Nye ABD milli Güvenlik teşkilatının en önemli uzmanlarından biri. Aynı zamanda bir akademisyen… Enerji kaynaklarına sahip bir ülke küresel güçler tarafından hedef seçildiğinde birkaç yolla saldırıldığını anlatıyor… Bu yollara SOFT POWER (yumuşak güç), HARD POWER (sert güç), ve SMART POWER (akıllı güç) adını veriyor. Yumuşak güç, HAVUÇ metodu olarak da adlandırılıyor. Buna göre hedef ülke yöneticileri parayla ikna edilir… Bol miktarda kredi ve rüşvet verilir… Bu metod işe yaramazsa SOPA metodu, devreye girer. İçerden darbe dışarıdan işgal metodları denenir. Ya da Havuç ve Sopa aynı anda kullanılır…
Akıllı güç kullanımıyla hedef ülkeye el atılır…
Tüm bu operasyonların rahatça gerçekleşmesi için ÖNCELİKLE halkın ALGI GÜCÜ zayıflatılmalıdır. O nedenle Medya ile BEYİN YIKAMA girişilen ilk savaştır… Önce MİLLİ MEDYA yok edilecektir. Tüm basın yayın organları ele geçirilecektir…
O nedenle 1947’de ABD Marshall yardımı adı altında Türkiye ekonomisine el koyarken yan anlaşmalar gereği BASIN ve EĞİTİM kontrolünü ele geçirmiştir…
Hedef ülke insanları düşünemez ya da yanlış düşünür hale sokulmalıdır…
O zaman gerçeği görecek ve bu yönde harekete geçecek kitleler sağa sola savrulur. Bir araya gelmeleri imkansızlaşır. Sahte bir DEMOKRASİCİLİK OYUNU içinde emperyalizmin istekleri çerçevesinde DELİ GÖMLEĞİNE sokulur… Kendi iradelerini kullandığını sanan bireyler ‘televizyon insanları’ olarak topluluk oluşturur…
Emperyalizm ‘Düşmanı yok etmenin en kolay yolu onun kendi kendini yok etmesini sağlamaktır!’ der… Beyni yıkanmış bireyler hem kendileriyle hem toplumla kavga etmeye hazırdır… Kavgayı besleyen en önemli etken yoksulluk ve işsizlik hedef ülkelerde ÖZELLEŞTİRMELERLE sağlanmıştır… Parasızlıktan eve hapsedilmiş bireyler televizyon makinasının esiridirler… Ve istendiği gibi yönlendirilirler…
Para kazanma fikri bile tv stüdyolarına sıkıştırılır… Ümit, fabrikalarda, sanayide, tarlada, değil , tv yarışmalarında kazanılacak bir meblağdadır!
Her ilden her mahalleden birileri bir şekilde televizyon ekranına çıkar hale getirilir… Evlilik programı katılanı ya da izleyeni, Giyim kuşam programı yarışanı, yok böyle dansın şakşakçısı ya da yeteneksizsiniz’in figuranı ve onların aileleri, uzak akrabaları bir şekilde sanal dünyanın aktörleri olur ve toplumun içi bir nevi kanser hastalığına yakalanmış organlar gibi çürür…
Bu programların insanları aynı tip giyinir, aynı şarkıları söyler, aynı şakaları yapar haldedir…
Kendini ve milletini ‘Aşağılamak’!
Medya bir yandan eğlendirirken bir yandan kimlik sorgulaması , tarihle yüzleşme gibi AŞAĞILAMA tekniklerini devreye sokar. ‘Bu millet zaten barbar, aşağılık ve katildir!’ ‘Soykırımlar yapmış ve kana doymamıştır…’ ‘En büyük kahramanlar bile suça bulaşmıştır’…’Tarihiyle yüzleşip tövbe ederse günahlarından arınacaktır’…
‘Milliyetsiz’, ‘küresel dünyacı’ bir EĞİTİM bu adımları tamamlar.
Robot insanlar yaratılır… Sanki çiplerle kontrol edilmektedirler… Başka bir dünyanın varlıkları gibidirler.
Anlatılan her şeye anlamış gibi cevap verirler ama aslında televizyon makinasının kontrolü altında düşünmekte ya da düşünememektedirler!
Televizyon izlemedikleri zamanlarda bile izledikleri sirkten bahsederler… Yaratılan gündemi takip ederler… Onlar o gündemi izlerken ceplerindeki son kuruş da gitmekte ve suları dahil tüm tarım ürünleri zehirlenmekte, üstünde yaşadıkları topraklar el değiştirmektedir… Komşularıyla düşman olmakta, düşman olmaları gerekenlere aşırı ilgi ve sevgi duymaktadırlar!
O nedenle ilk yırtılacak perde Medyanın üzerimize örttüğü perdedir. Ve internet medyasına büyük ilgi halkın bu zehrin farkına vardığının da göstergesidir! Karanlık çağın yeni yılına çiçeklenen umutlarla giriyoruz ve bu umudun somut temelleri var… Tarih hiçbir zaman geriye gitmez hep ileri akar! Unutmayın, son kertede kaybedecek olan, tarihin en büyük krizini yaşayan, bu nedenle kuyruklarını can havliyle oraya buraya çarpan KÜRESEL DİNAZORLAR!


 
Banu AVAR, 26 Aralık 2011

Önceki İçerik‘Tarihiyle Yüzleşecek’ Başka Birilerini Bulun! / Banu AVAR
Sonraki İçerikAzim Ve Kararlılık Dolu Bir Yıl Dilerim! / Banu AVAR
Banu Avar
2009’da Avrasya TV'de DÜNYA DÜZENİ adlı haber programını yaptı. 2004-2008 arasında TRT'de ‘SINIRLAR ARASINDA’ Haber Belgesel Programının yapımcısıydı. Londra City University televizyon bölümünde yüksek lisans yapan ve BBC TV Belgesel kurslarını bitiren Banu Avar BBC Türkçe bölümünde yapımcı ve sunucu olarak çalışmış, TRT’nin Londra muhabirliğini üstlenmiş; Günaydın, Vatan, Dünya, Politika gibi gazetelerde muhabir olarak çalışmış ve birçok dizi yazıya imza atmıştır. TRT 1 ve TRT 2’de yapımcılığını, yönetmenliğini ve sunuculuğunu üstlendiği "Mozaik" ve "Kaleideskop" programları yayınlanmıştır. "32. Gün" programının ilk yıllarında programın Londra muhabirliğini yapmış ve Kıbrıs, Demirkırat gibi belgesellerde yapımcı, araştırmacı olarak görev almıştır. BEN SEZAR (‘I, Ceasar’), KIRIM SAVAŞI (‘Crimean War’), BÜYÜK OYUN ‘The Great Game’ ve TRUVA ‘Troy’ gibi BBC ve Discovery Channel belgesellerinin künyesinde Türkiye prodüktörü olarak yer almıştır. 1999’da TV8’in belgesel bölümünü kurmuş, 2004’e kadar 30’dan fazla belgesele imza atmıştır. 2004 yılında -Attila İlhan ve Erol Manisalı ile birlikte- işine son verilmiştir. Denizciler, Bir Zamanlar Kıbrıs’da, Artık BİZ DE varız!, Devlerin Savaş Alanı Afganistan, Türkiye Sevdalıları gibi belgesellerden OHRİ, GÜZEL OHRİ Makedonca’ya çevrilmiş ve Makedon Ulusal TV Kanalında bir çok kez gösterime girmiştir; Rıza oğlu Haydar ALİYEV belgeseli ise Azerbaycan Devlet Kanalında defalarca yayınlanmıştır. 2004 yılında yapımına başladığı; Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu, Orta Asya, Çin, Hindistan, Güney Amerika ve Avrupa’dan dosyalarla 82 ülkeden konuların yer aldığı Sınırlar Arasında belgeseli 2008 mayıs ayında ABD, İsrail, Gürcistan, İsveç Büyükelçilerinin şikayetleri sonucu yayından kaldırıldı.. Bu gerekçe TRT üst yönetimi tarafından beyan edilmiştir! Avar daha sonra, 2009 Şubat - Haziran arasında AVRASYA TV (ART)'de "DÜNYA DÜZENİ" adlı haber programını yaptı. Banu Avar, 2004-2008 yılları arasında 40'dan fazla kurumdan çeşitli ödüller ve plaketler almıştır. 8 kitabı bulunmaktadır: Sınırlar Arasında (2006) Avrasyalı Olmak (2007) Hangi Avrupa (2007) ‘Böl ve Yut!’ (2008) Hangi Dünya Düzeni (2009) Kaçın Demokrasi Geliyor (2010) Gün O Gündür (2012) Zemberek (2016)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz