Hangi Dünya Düzeni ?

Okura şimdilik sonsöz
Bu kitap gençler için hazırlandı. Hani bilgiyi hap gibi yutmak isteyen, kitap okuma alışkanlığı 50 yıllık politikalarla yok edilen kardeşlerime, okumaya araştırmaya başlangıç olsun, heves aşılasın umuduyla ART (Avrasya TV) de yayınlanan Dünya Düzeni programını kitaplaştırdık.
Hangi Dünya Düzeni? ile Amerika’nın ortaya attığı `Yeni Dünya Düzeni` tanımını sorgulamaya çalıştık. Görülüyor ki, küresel masonik çetenin `Yeni Dünya Düzeni` olarak tanımladığı düzen, aslında çokuluslu ÅŸirketlerin ulaÅŸmak istediÄŸi dünya diktatoryasıdır!
Bu çete son 70 yılda amaçladığı yolda önemli adımlar attı… Aslında hep aynı metodu uyguladılar ve o metoda “demokrasi” adını taktılar.
önce hedef ülkelerin başına kendi adamlarını getiriyorlar, ya da baştaki adamları kendi adamları yapıyorlar. Zamanla siyasete ve ekonomiye hakim oluyorlar. ülkelerin tüm sanayine ve doğal kaynaklarına el koyuyorlar. çalışan nüfusu işsiz bırakıyor, lumpen (başıbozuk) bir nüfus yaratıyorlar. Tarım ve sanayi yok edilirken sesleri çıkmasın diye sendikal örgütlenmeyi bastırıyor, satın alıyor, sarartıyor, yerine sivil toplum örgütü denen oluşumları yüceltiyorlar.
Güya örgütlü ama sesi çıkamayan işçi sınıfı, giderek işsiz sınıfa dönüşürken, sivil ağlar örülüyor ve iane /sadaka kültürü toplumda yayılıyor. Gençlik, kadın ve çevre örgütleri ve sanat faaliyetleri sivil ağın yayılması için kullanılıyor.
Gençlik örgütleri, çokuluslu şirketler için kendi toplumunun casusluğunu yapıyor. Kariyer, Liderlik, Guruluk filan derken Batıya meraklı gençler devşirilip kendi ülkeleri aleyhine işe konuluyor.
Kadın örgütleri “özgür kadın” ÅŸiarıyla ortaya çıkıp hem aileyi bozuyor, hem kendi toplumunda etnik / bölgesel bölücülüğün öncüsü oluyor.
çevre örgütleri, Amerikalı liderlerin baÅŸkanlık ettiÄŸi oluÅŸumlarda güya Türkiye’nin çevre haklarını savunurken, küresel çetenin çıkarlarına su taşıyorlar.
Yeni Dünyacılar yani emperyalistler, her ülkede özellikle gençleri ve kadınları hedefliyorlar...
Gençler yabancı dille eğitim yapan kolejlerde, sonra üniversitede Erasmus ağlarında debeleniyorlar. ?şsizliğin kol gezdiği ülkede, Avrupa ve Amerikan rüyalarıyla doldurulmuş genç beyinler, Batılı vakıf ve enstitülerce fonlanıp içi boşaltılmış robotlara dönüştürülüyorlar...
Artık Batı ne istiyorsa onu savunmaya hazırlar!... Tüm “açılımlara” baÅŸ sallamaya...
“Ermenileri katlettik. özür dilemeliyiz. Bu vicdan borcu” derler,
“Türkler Kürt fazlalığı ezdi, haklarını gaspetti” derler,
“Kıbrıs sırtımızda kambur. Avrupalı olmak için KKTC’den kurtulmalı, tek Kıbrıs’ı savunmalıyız!” derler.
Sokaklarda hergün terörizmin propagandası yaptırılır. Batının maÅŸalarının daÄŸdan verdiÄŸi emirle ortalığı yakıp yıkarlar, kendi insanlarını açlığa, yokluÄŸa, ölüme mahkum ederler… Ve birileri buna “Demokratik açılım!” der!...
?ÅŸte tüm bu ÅŸartlar altında Türk GençliÄŸi vazifesini daha da iyi bilmelidir. NUTUK’u bir daha okumalı, karşısına çıkanların hedeflerini apaçık görebilecek ÅŸekilde kendini bilgilendirmelidir. Kimin ne olduÄŸunu anlamak için biraz daha araÅŸtırmalı, güzel vaadlerle karşısına çıkanların çokuluslu ÅŸirketlerle iliÅŸkisine bir bakmalıdır!...
Sevgili kardeÅŸim! Seni tuzaÄŸa düşürmelerine izin verme... Vereceklerinden çok alacakları vardır onların. önce ruhuna el koyarlar, kimliÄŸine, emeÄŸine... Ne kadar iyi köle olursan ol fark etmez. ?ÅŸlerine yaradığın sürece varsın! ?lk iÅŸten atılacak olansın. Ama bu millet bu bayrak bu vatan senin!... Bilgin bereketlenecek; emeÄŸin uranyum, altın, petrolle geri gelecek, fabrikaların saat gibi çalışacak ve milletin tok ve mutlu olacaktır!... Sen bu yolun yolcusu ol, bil ki gerçek zenginlik, mutluluk ve bereket seni mutlaka bulacaktır…